Uzun yıllardır Donad Trump’ı takip eden ve hakkında kitaplar yazan gazeteci Michael Wolff, Donald Trump’ın Venezuela’ya düzenlediği operasyonla Maduro ve eşini esir almasını yorumladı.
Sosyal medya hesabından yayınladığı görüntüde Wolff, Trump’ın Venezuela hakkındaki basın toplantısından yaklaşık bir saat sonra, yardımcılarından birinin “çoğumuz onun kullandığı lisan karşısında şaşırdık” dediğini aktardı. Wolff bu ifadeyi; Trump’ın ardında duranlar da dahil olmak üzere herkesin, ABD’nin başarılı bir askeri harekattan 30 milyonluk bir ülkeyi belgisiz bir gelecek boyunca yönetme noktasına bir anda gelmesi karşısında donup kaldığı halinde yorumladı.
Wolff’a nazaran Venezuela’ya yönelik bu taahhüt, “ihtişam tutkusu (grandiosity) ile bunama (demans) ortasındaki bir anda” gerçekleşti. Bu durumun hiçbir mantıklı yanı olmadığını savunan gazeteci, ortada rastgele bir plan bulunmadığını vurguladı: Şayet bir plan olsaydı, bu durumun Kongre’nin bu işe yüz milyarlarca dolar ayırmasını gerektireceğini ve Kongre’nin bunu onaylamayacağını belirtti.
Petrolün bu süreci destekleyeceği fikrinin muhafazakar Amerikan petrol şirketlerinin geleceklerini “varoluşsal bir siyasi uçuruma” ve büsbütün istikrarsız bir duruma sürükleyeceğini söyleyen Wolff, tüm bunların hiçbirinin hakikat olmayabileceğini, yalnızca Trump’ın “demansının konuşması” olabileceğini ve bir sonraki hafta manşetlerin her an Grönland olabileceğini söyledi. Gazeteci Wolff bu teşebbüsü Amerikan dış siyasetindeki başka kibir (hubris) örnekleriyle kıyaslandığında bile en “saçma girişim” olarak nitelendirdi.
Michael Wolff’un yazdığı ‘Fire and Fury’ adlı kitabı yayımlandığı gün Trump tarafından yasaklanmak istenmii, fakat kitabın satışlarını patlatan bir tesir göstermişti.
Epstein evraklarında da ismi geçen Wolff, 2019’da ölen seks hatalısı iş insanını Trump hakkında konuşturmaya çalıştığını söylemişti.
Kaynak: ODA TV

















